Duyusal özellik olduğunu kulak, burun, göz gibi organlara bağlı olan duyma, koklama ve görme duyusal özellikleri gibi kendisinin de cinsel organlara bağlı olmasıyla kolaylıkla anlayabiliriz, cinselliğin duyu olduğu çok belirgin ve net bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.

22 Haziran 2022 Çarşamba

Cinsiyet Erdemsel Özelliği, Cinsiyet Nedir?, Cinsiyetin Felsefi Tanımı

Cinsiyet Erdemsel Özelliği, Cinsiyet Nedir?, Cinsiyetin Felsefi Tanımı

Efemine tercihlerin yaşatıldığı şekilde kadın olmak, bilinen kadınsılığı daha çok ifade eden, erkeksi tercihlerin yaşatıldığı şekilde erkek olmak, bilinen erkeksiliği daha çok ifade eden bir kavramdır. Kadınsılık ve erkeksilik, bir duruştur, bir davranış biçimi, karakterlere yansımış olan tavır halidir, varlıkların kendilerini ifade etmesine yarayan tanımlamalardan bir diğeridir. Ancak bu kavramlar kadın ve erkek kavramı, cinsellikle ilgili değildir. Tamamen kişiliklerin tavır, hal, davranış, yaşayışları ile ilgilidir, yani kadında olsa cinselliği vardır, erkekte olsa cinselliği vardır. Kadın ve erkek olmak bir duruştur. Bir karakter ve tavır halidir. Efeminelik, daha hassas, daha ince, daha narin, daha güzellikle ilgili ve erkeksiliğin ihtiyacı olan karakteri yaşatan özelliklerde bir kişilik durumudur ve erkeksilik, efemine olmak yerine efeminelerle birlikte olmak şeklinde bu ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili olan, efemineliğe nazaran daha düz, daha hiperaktif özellikler gösteren, efemineliğin verici olması durumunda alıcı olarak karşı tarafında bulunan tavır, duruş, karakterdir. Bu tanımlar varlıkların kendi bildikleri şekilde değiştirilebilir, onlara göre kadınsılık ne ise, erkeksilik ne ise odur geçerli olan, cinsiyet tamamen varlıkların kendilerini ifadelendirme şekli olarak yapılandırılan bir konudur. Ben dünya yaşamından örnekle kadınsılık ve erkeksilik tanımlamalarını yapmış bulunmaktayım. Cinsiyet konusunu cinsellikle bağdaştırılarak bir uyum halinde yaşatılarak karakterlere ve ifadelere yansıyan ve şekillendiren duruşlar, tavırlar olarak anlamalısınız. Bu iki ayrı cinsiyetinde karşılıklı olarak birbirlerinin ihtiyaçlarını gidermesi gibi bir uygulamanın sağlandığı şekilde varlıksal alanlarımızda yaşattığımız erdemsel özelliklerdir. 

Ve bu iki temel kavram içinde sonrasında eşcinsellik, trans bireyler ve daha kendini nasıl tanımlarsa öyle bilmekle ilgili olabileceğimiz cinsiyetler söz konusu olmuştur ve onlar bu ikisi gibi kendilerine ait tanımlarla cinsiyetlerinin özelliklerini belirlemektedirler.

Her varlığın özellikle dünya şartlarında kendisini tanımlayacağı bir cinsiyet seçimi vardır ve bu erdem, cinsellik duyusal özelliği ile bir uyum içinde çalışarak varlıkların dünya yaşam alanı sistemine gelirken, gerek memnun oldukları, gerek olmadıkları cinsiyet seçimleri kayıt edilmiştir ve varlıklar buna göre bedenlerinde cinsiyetlerini yaşatmaktadırlar. 

Bu iki ayrı karakteristik özellikte kendi içinde birbirinden değerlidir. O'nun yapamadığını diğeri yaparken diğerinin yapamadığını O yapar ve bu karakterler birbirlerini tamamlar, sanki biri diğerinin yanında iken mutlu olmak halini yaşarlar, çünkü kendisinde olmayan özellikler yanındadır ve sendeki özelliklerde O'nda yoktur ve bu durum birbirlerine birbirlerini çekici kılmaktadır. İşte bütün farklı cinsiyetlerin birbirleri ile arasındaki diyalog bu şekildedir, kendisinden olmayan cinsiyet merak konusu uyandırmakla birlikte, içinde çekicilik söz konusu olan bilgi ve tecrübeler vardır. Bu çekicilik cinsellik ile ilgili olarak algılanmamalı, varlığı tanımak ve farklılığını anlamakla ilgili çekicilikler söz konusu edilmiştir. Cinsellik duyusal özelliğimizde ne yazılır ise onu arzularız ve cinsiyet erdemsel özelliğimizin içeriğinde de nasıl bir cinsiyet seçimimizin olduğu yazılmış ise onu yaşarız. Tüm bu seçimler yaratılışın bir veriş hali değil tamamen varlıkların kendi seçimidir ancak dünya şartlarında henüz bu mümkün değildir. Varlıklar cinsiyetleri üzerinde kendileri bileceği şekilde uygulamalar yapabilirler, değişe de bilir, hep kalıcıda olabilir, varlık kendi olma anlayışına göre hangi şekilde yaşamayı kendisine uygun gördü ise öyle yaşayacaktır ve hepsi de birbirinden güzel ve özeldir. Her karaktere, sevgiye uyumlu olan cinsiyetlere hayatın, toplumun ihtiyacı vardır, hepsi bu özellikleri ile bile bambaşka görüşlerdir, bakışlardır, farklardır ve hayatı o yerden tanımlamalardır.

Ve örnek verilen bu iki özellik sonrasında koca bir çeşitlilikle ortaya çıkabilecek olan karakteristik özellikler birleşimleri vardır cinsiyetlerde. 

Bu bir duruş, tavır, karakterin ifadesi şeklidir ve herkes, aslında dünya hayatında yaşadığı değil de, kendi içinde olmasını istediği cinsiyeti yaşamakla ilgili olmalıdır, olacaktır. Dünya hayatının düzeni bozuk uygulamaları ve nedenlerinden bahsetmeye gerek yok artık. 

Bu konudaki ölçü varlıkların en iyi kendisini nasıl ifade edebildiğidir. Önemli olan senin rahat olman ve bunun içinde bu özelliğin ifadelerine yansımalı ve seni tamamlamalı... Bir kural yada adı konması gereken bir durum olarak sayılmadan, kişiler kendilerini tanımlamak isterseler bu konuda, bilgi vermek için, bu iki ayrı tarzda ve arasındaki sayısız durumlarla bunu yapabilirler.  Varlıklar her zaman kendini en rahat nasıl hissediyorsa O, O'dur... Adı bile olmayabilir... Yani efemine yada erkeksi yada kendi adını koyduğun başka davranışlarla kendini ifade etmek konusunda rahatsan işte senin cinsiyetin odur ve bir cinsiyet olmak zorunda da değildir, bu gelecekte varlıkların hayal güçleri ve imkanları dahilinde kendilerinde yapılandırabileceği şekilde özelliklerdir.

Ancak  bu durumun, dünya ile ilgili olmasından çok gelecekte de, varlıkların kendilerini ifade etmek için cinsiyet şeklinde bir tavır, ifadelendirme şekli, duruş kullanacaklarını düşünüyorum. Her cinsiyet seçiminin kendisine göre karakteristik bir davranış biçimi vardır ve bu şekilde varlıklar kendi bilgi ve tecrübeleri çok daha iyi ifade ederler. Ve bu erdemsel özellik, cinsellik duyusal özelliği ve kendi olma duyusal özelliği ile bir uyum içinde çalışarak ve ilgili diğer duyularla varlıkların cinsiyet seçimlerinde onları olması gerektiği gibi şartlandırır, uygulamasının yapılmasını sağlar. 

Dünya yaşamında bizim istediğimiz şekilde bir çalışması söz konusu olmamıştır ancak gerçeklerin bilinmesi ile gerçek cinsiyetin ne olduğunun anlaşılması üzerine varlıklar kendi içinde istedikleri cinsiyetleri yaşamakla, bu eksikliği giderirler. Sevgiyi tamamlayan erdemler arasındaki yeri ile varlıksal alanlarımızda gereken şekilde çalışır.