Duyusal özellik olduğunu kulak, burun, göz gibi organlara bağlı olan duyma, koklama ve görme duyusal özellikleri gibi kendisinin de cinsel organlara bağlı olmasıyla kolaylıkla anlayabiliriz, cinselliğin duyu olduğu çok belirgin ve net bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.

25 Haziran 2022 Cumartesi

Sevgi Yasakları: Şiddet ve Eğilimi Nedir?, Öfke ve Kavga Etmek Nedir?, Neden Öfkeli Olunur?, Neden Kavga Edilir?, Şiddet Eğilimi, Öfke ve Kavga Etmenin Zararları, Şiddet, Öfke ve Kavganın Felsefi Tanımı

Sevgi Yasakları: Şiddet ve Eğilimi Nedir?, Öfke ve Kavga Etmek Nedir?, Neden Öfkeli Olunur?, Neden Kavga Edilir?, Şiddet Eğilimi, Öfke ve Kavga Etmenin Zararları, Şiddet, Öfke ve Kavganın Felsefi Tanımı

İki türlü şiddet kavramı yaşatılmaktadır ve bunlardan biri davranışsal ve yaşamsal özellikleri bozucu olan şiddetli uygulamalardır, diğeri bir oluşumun yapısındaki verimliliği ve çok etkileme özelliğini arttırmakla ilgili olan şiddettir. Daha şiddetli yapmak demek, onun çok daha etkili bir şekilde çalışması anlamını ortaya çıkarmaktadır. Bu yasak bilgisi davranışsal ve yaşamsal özellikleri bozucu olan şiddetten bahsetmektedir. 

Şiddet, sarsıntılar, şoklar, ilgili olan alanda bozulmaların sağlanmasına yol açması şeklinde gösterilen ve zarar verici özelliği ile yapılanmış hareketler, uygulamalardır. Öfke de şiddetin bir reaksiyon şeklinde dışa vurum halidir. Öfkelenildiği zaman genellikle yanlış şeyler yapılır. Öfke, gerçekleri görmeyi engeller. Öfke içinde iken yapısal hal, bir reaksiyon hali içinde bulunarak ve bunun içine heyecanlar ve moralsizliğinde eklenmesi ile hakikati bulmak konusunda çaresizlik yaratır. Bu yüzden öfkeye neden olan durumlarda gözlenerek bütün oluşumların yapısından uygulanması yasaklanır. Ve bu iki olumsuz eylemin bir sonucu olarak kavga etmekte yasaklanacak bir olumsuz eylemdir. Kavgadan uzak durularak barışların yolu aranmalıdır.

Şiddet, bir tepki durumudur ve varlıklar için kullanılan şiddet tanımı zarar vericilik özellikleriyle yaşanır, yaşatılır. Çevremizdeki her şeyin enerjiden oluştuğunu bilerek ve bu enerjilerin bizim kendi varlıksal alanlarımıza ait enerjiler olduğunu da unutmadan ve bundan önceki yazımızda söylediğimiz gibi en küçük mikro organizmanın bile bizimle aynı konumda olduğu gerçeği de su an yerinde olarak bir ifade olacaktır ve sana durağan gibi gelen sahte görünümlü maddi halin arkasında aslında varlıksal bir enerjetik oluşumun olduğunu daima hatırlayarak, çevrendeki her ne olursa olsun, o şeye karşı bir olumsuzluk yaratmamalısın ve yaşattığında, ki şiddet bunun için en iyi örnektir, bir kere en başından bu enerjetik oluşuma zarar vermiş olmaktasın ve onun hiç bir suçu ve bunu hak edecek sebebi de yokken... Sende aynı durumdasın, şiddetin merkez kaynağı olsan da bunu sende hak etmiyorsun ancak senin yapabileceklerin var bu sorun için ve kararlarınla sen şiddetli olacak zarar vereceksin yada olmayacak bu zarar vericiliğin içerisinde yer almayacaksın...

Şimdi karşımıza bir amaç için yapılmış orta boylarda bir kule koyalım ve ona şiddetli davrandığımızda yıkılması ve davranmadığımızda, sevgiyle yaklaştığımızda güzelleşmesi şiddetin savunulacak yada benimsenecek bir tarafının olmadığının çok basit bir göstergesidir. Aleni bir şekilde düzensizlik kaynağıdır ve şiddetli bir mizacı kendisinde yaşatmayı benimseyenler bu haliniz kesinlikle yanlıştır, bunun son bulması için öncelikle bu benimseyişten vazgeçmelisiniz ve kendinizi bu konuda incelemeli ve gereken şekilde şiddet olumsuz eylemini kendinizde, zihninizde, yaşadığınız alanlarda yasaklamalısınız. Yaptığımız hataların bir çoğu bizlere bu yapılanların normal, olabilir şeklinde bir bilgi ile alıştırılmasıyla da bunların uygulanması açısından bir sebep olarak görülebilir. Yani ''kızını dövmeyen dizini döver,'' gibi deyimlerin bu durumu normalleştirmeye çalışması şeklinde durumlarla olumsuz eylemler normalleştirilmeye çalışılmıştır, lafa bak... Olacak iş değil, işte deyimlere kadar yansımış olumsuz bir eylemin normalleştirilme çalışmasıdır bu ve bir çok insan bu deyimi yerinde sanmaktadır.

Ve benzeri bir çok deyimler, bilgiler ve geçmişten gelen, obsedör oluşumların empoze ettiği şiddeti ve olumsuzlukları destekleyen davranışlar, yaşam biçimleri tamamen yanlıştır, uygulanması sadece zarar verir ve şiddet kavramını sadece makinelerin çalışması sırasında yıkılması gereken duvarların olması gibi ihtiyaçları gidermek için kullanmalıyız, şiddet kavramı bu haliyle bizim işimize yarayan ancak varlıksal oluşumların uygulamasıyla tamamen olumsuz bir eylem olma halini alan, şiddetin uygulandığı kişilerde, alanlarda bir çok sorunların ortaya çıkması, zihinsel ve psikolojik olumsuz etkileri sağlaması gibi benzeri olumsuzluklara neden olan olumsuz bir eylemdir. Şiddet, bunu yaşam tarzı haline getirmiş olanların dışında genellikle öfkelenmenin akabinde yaşatılmaktadır ve bu gibi durumlar yaşayan varlıkların neden öfkelendiklerini, öfkeye sebep olan konuların önemlilik derecesini o an durup düşünmesini istiyorum...

Hiç birşey şiddeti yaşatmamasından önemli değildir öyle durumlarda.. Şiddet ile sonucun değişmesi gibi durumlar elbet olabilir ancak bizim için önemli olan sonuçlar değildir, içeriğinde yaşatılan şiddet varken... Şiddetle elde edilmiş başarıya başarı diyemezsin, başarılı olmak çalışma gibi bir erdemin sonucudur ( obsedörlere karşı takınılan tavırların durumu bu anlatılan yasağın dışındadır, obsedörler başka bir yaşam formudur ve yeri ve zamanı gelince onlara şiddetli davranmak savunma savaşı şeklinde bir durumu ortaya çıkarır, anlatılan şiddet yasak uygulaması insanlar arasındakidir...) ve içeriğinde sevgiyle uyumlu davranışların olması şeklinde diğer erdemlerle de ilişkili olarak yaşatılır. Erdemlerin içerisinde olumsuz eylemleri yaşatarak başarılı olamazsın, nitekim başarı sonuçla ilgili değil, sonuca ulaşırken elde edilen bilgi ve tecrübelerle sağlanır. Yani sonunda büyük para kazandın yada başka bir şey oldu ama başarılı olmak, o sürece gelene kadar çalışan alanda yaptığı değişikliklerle ilgilidir ve içeriğinde olumsuz eylemleri yaşatan başarılara başarı diyemeyiz.

Bu ve benzeri gibi örneklerle de açıklanabilen şiddet ve öfke kavramları, kesinlikle yanlış bir davranış biçimidir. Öfke, enerjetik bir reaksiyonun yaşatılması şeklinde etkilerle ortaya çıkmaktadır. Sanki öfke adında bir enerjinin varlığa gelmesi gibi bir oluşumla onu varlıksal olarak olumsuz reaksiyonlar göstermeye iter ve akabinde düşüncelerini de yönlendirir ve bu durum da, yine obsedör tesirlerin etkileri ile yaşanan olumsuzluklardır ve bunun çözümü hemen neden öfkelendiğini, bu öfkenin amacının ve başlama nedenlerinin ne kadar gereksiz olduğunu düşünerek kendinizi sakinleştirmek, bu gibi enerjetik oluşumların sizlerde yer bulmasına izin vermemek, bir kaç tetikleme sonrasında etkisini kaybeder öfke reaksiyonları ve bu süreçte kendinizi bu şekilde sorgulamalı, olayın farkında olmalı, sonucunun sizi şiddete teşvik edici bir amacının olduğunu da bilerek öfkenin olumsuz bir eylem olduğunu ve sizinle ilgili olmadığını, sizin sukünet içindeki varlıksal oluşumunuzu etkileyen obsedör etkilerin sebebi olduğunu bilip, öteleyerek zamanla artık öfkelenmenin de çok saçma olduğunu anlamalı ve kendinizde yasaklamalısınız...

Mesela öfkeyle geçen zaman ile öfkesiz geçen zaman arasındaki farkı inceleyerek, o zamanı öfke ile geçirirsen kayıp seninle ilgili olacak sonucunu görebilir ve o zamanı öfkesiz bir şekilde geçirirsen kazanç yine senin olacaktır şeklindeki bu iki tercihten sevgiyi seçerek, mecburen geçecek olan zamanını güzel geçirmekle ilgili olabilirsin, buda bir bakış açısı ve uygulama hali şeklinde seni olumlu yönlendiren felsefe olarak kendinde yaşatabilirsin.. Yoksa geçen zaman içinde öfke ve şiddet ile yaptıkların hiç bir kazanç elde etmene neden olmadan, ve o zamanda görmen gereken bir çok güzelliği ve bilgiyi algılamana engel olan özellikleri ile sana, çevrene, ilgili olan her yere zarar verir... Bir yerde düzensizlikleri meydana getirecek bütün hareket, davranış ve oluşumlardan sakının...Bu olumsuzlukların sonucu olan kavgalar ve şiddetli tartışmalarda öfkenin, şiddetin birlikte çalıştığı ortakları gibi yaşatılan başka olumsuz eylemler olarak varsayılır... Sorunlar ne ise şiddet içermeden, öfkeli davranmadan ve kavgalar olmadan halledilmelidir, zaten bu şekilde sorunlara çare bulunamaz... Bu açıklamalar ile şiddetli davranışlar, öfkeli davranışlar, kavga etmeler sevgiye ters olan özellikleri ile gereksiz, yanlış, zarar verici ve yasaklanması gereken durumlar ve kavramlardır.