Duyusal özellik olduğunu kulak, burun, göz gibi organlara bağlı olan duyma, koklama ve görme duyusal özellikleri gibi kendisinin de cinsel organlara bağlı olmasıyla kolaylıkla anlayabiliriz, cinselliğin duyu olduğu çok belirgin ve net bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.

24 Haziran 2022 Cuma

Sevgi Yasakları: Adaletsizlik Nedir? Eşitsizlik Nedir?, Adaletsizliğin Zararları, Eşitsizliğin Zararları, Adaletsizliğin ve Eşitsizliğin Felsefi Tanımı

Sevgi Yasakları: Adaletsizlik Nedir? Eşitsizlik Nedir?, Adaletsizliğin Zararları, Eşitsizliğin Zararları, Adaletsizliğin ve Eşitsizliğin Felsefi Tanımı

Adalet, her konuda eşit davranılması ve eşit olarak hakların verilmesi şeklinde bir kanunu uygulatan erdemsel özelliktir. Eşitlik ise, iki yada ilgili alanların birbirleri ile söz konusu olan durumda şartlar ve imkanlar bakımından aynı olduğunu ifade eden bir bilgidir, anlayıştır, tanımlamadır. Ve bu erdemsel özelliğin uygulanmaması yasaktır. Yani her yaşam içindeki her alanda bu erdemlerin uygulanmasını alışkanlık haline getirmeliyiz, zorunluluklar şeklinde kendimizde yapılandırmalıyız. Bu erdemler sadece varlıkları ve toplumları refaha yöneltmek ve düzeni sağlamakla ilgili olmayıp kendisini yaşatan varlıkların, alanların yapısında, enerjetik ve algılarında da önemli değişiklikler yapmaktadır. Her erdemin kendisine ait güzel yaşanmışlıkları içeren enerjetik oluşumları onu yaşatmakla elde edilir ve eşitsizlik tamamen erdemin zıttı olarak uygulanan olumsuz bir uygulama halidir ve adaletsizlikte aynı şekilde tamamen toplumları, varlıkları kaosa sürükleyen oldukça olumsuz başka bir eylem olarak yaşamın bütün alanlarında yasaklanmalıdır. Herkes eşit olarak bir yaşamı paylaşmaktadır ve herkese adil şekilde davranılarak onun varlıksal hakları korunmalıdır.

Eşitsizlik ve adaletsizlik yasaklar arasındaki yerini alarak, sevgiyi yok eden özellikleri ile kesinlikle kullanılması söz konusu olmamalıdır. Eşit davranmak demek, eşit davranılması istenilen alanların bütün şartlarının eşit olması gözlenerek sonrasında bu eşitlik ardından gereken tanımlama yapılır. Yani bir insanın iki tane bir şeyi olsun, diğerinin bir tane bir şeyi olsun, şimdi bu iki insandan da aynı şeyler oranlarında vergi almamalıyız mesela, bunun için ikisinin de bir tane şeyi olmalı, yada ikisinin de iki tane şeyi olmalı, ben aynı vergiyi alırsam eşit davranmamış olurum ve birine haksızlık yapmış olurum, ancak diğerinden iki tane şeye göre vergi almışsam eşit davranmış olurum, yani bütün şartlarının aynı olması durumu gözlenerek uygulanan davranışlar, hareketler, kurallardır. Ve bu toplumda düzen sağlar.

Mesela, diyelim ki engelli insanlarla olmayan insanlar için aynı yaşam şartlarında uygulamalar sağlamak eşitsizlik olur, ikisi de engelsiz olsaydı, aynı uygulamaları sağlamak eşit davranmak anlamına gelirdi, işte bunun gibi eşit davranılacak alanın bütün şartları incelenir ve alanların bu konuda eşitlenmesi için gerekenler yapılır ve bu eşitliği yaşatır. İşte böyle davranmamak bu yasağın konusudur.

Adalet ise, her konuda eşit davranılması ve eşit olarak hakların verilmesi şeklinde bir kanunu uygulatan erdemsel özelliktir. Adalet kavramında ilgili tarafların hakları bilinerek, elde olan hakların gerçek ve olması gereken şekilde haklar olması da göz önünde bulundurularak, yaşanan olaylarda kim haklı ise O'na hakkının iade edilmesi, hakkı gereği yapılması gerekenlerin yapılması, adalet erdeminin uygulandığı anlamına gelir. İşte medeni toplumlar içindeki adalet terazisi de bilginin iradesi kanununca işler. Bilgilerin anlamlarındaki haklılık ve bunu ispatlayan bilgiler, otomatik olarak diğerinden üstün olan etkileme ve gereken şekilde çalışabilme özelliklerini kullanır ve adalet sağlanmış olur. Buradaki kast edilen bilgiler, konularla ilgili açıklamanın yapıldığı bilgiler, olayları anlatan bilgiler, hakkını iddia edenin savunucu bilgileri şeklinde yorumlanabilir...ve bu şekilde davranılmadığı zaman adaletsizlik olumsuz eylemi ortaya çıkar ve bu iki eylemde yasaklanmıştır.