Ebeveynimiz bize dürüst olmayı ve kötülüğe karşı savaşmayı öğretti... ( Sihir Gizli Servisi )

17 Nisan 2020 Cuma

Sinema: Türk İşi Dondurma - Turkish Ice-Cream - Çanakkale Savaşı Sırasında Avustralya Topraklarında Savaşa Katılan İki Türk'ün Hikayesi... / Konusu, Özeti, Afişler

Türk İşi Dondurma - Turkish Ice-Cream

Oyuncular; Ali Atay, Erkan Kolçak Köstendil, Sebnem Bozoklu
Yönetmen; Can Ulkay
Tür; Tarihi, Savaş, Biyografi, Dram

Konusu; Film, Çanakkale Savaşı çıktığı sıralarda Avustralya'da yaşayan iki Türk'ün topraklarına gelememesi sonrasında, bulundukları Avustralya topraklarında savaşa katılmaya karar vermeleri ile gelişen olayları konu almaktadır.

Giriş Metni;
Yıl 1915, İngiltere'nin başını çektiği itilaf kuvvetleri, Çanakkale Boğazı'nı aşıp İstanbul'u işgal etmek amacıyla harekete geçerler. Haftalar süren deniz savaşının sonunda 18 Mart 1915 günü büyük bir yenilgiye uğrayan itilaf devletleri, bu kez 25 Nisan günü Gelibolu Yarımadası'na çoğunluğunu Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinin oluşturduğu Anzak adı verilen birlikler çıkartırlar ve böylece sekiz buçuk ay sürecek Çanakkale Kara Savaşları'nı başlatmış olurlar. Yüzbinlerce gencin hayatını kaybettiği bu korkunç savaşta yer yer 8-10 metreye düşen siper aralığında Anzak ve Türk birlikleri arasında dostluk ve savaş iç içe devam eder. Günlerce birbirini öldürmek için mücadele eden askerler, ateş kes aralarında ölü ve yaralılarını toplayıp sohbet ederler ve yemeklerini paylaşırlar. Bu süreçte dostlukta düşmanlıkta aynı cehennemde yitip gider.





Özeti; Film, Çanakkale Savaşı sırasında Anzak'lılardan yaralı olan bir askere yardım etmeye çalışan bir Türk komutanını düşman sanarak saldırmaya başlayan ve sonrasında bundan vazgeçen bir askerin görüntüleri ile başlamaktadır.

Ve 1915 yılında Güney Doğu Avustralya'da İngiliz birlikleri, Britanya Ordusuna asker toplamak için kasabada 18 ve 45 yaş arası olan erkeklerin savaşa katılması için çalışmalar yapmaktadırlar. Bu dönemde bu Avustralya kasabasında üçü de Türk olan dondurmacı Mehmet, deveci Ali ve şekerci Salim, birlikte çalışmaktadırlar ve çok iyi arkadaştırlar. 

Her zaman bu panayırda çalışan üç arkadaş, bu dönemde İngiliz'lerin Türk'leri düşman olarak görmesi nedeni ile bu sefer alınmayacaklardır. Aynı zamanda kasabada savaş karşıtı olan  kadınlar gösteri yapacaklar ve kadınlara sert bir şekilde davranan Yüzbaşı Wayne'yi, Mehmet ve Salim, bu tutumundan dolayı darp edeceklerdir. Ardından üçü de nezarethaneye alınacaklar ancak kısa bir zaman sonra kasaba halkının ve dolayısı ile valinin rahatsız olması nedeni ile Mehmet ve Ali'yi serbest bırakacaklardır. Salim, asıl darp eden kişi olarak görüldüğü için içeride kalacaktır. Bu olay sonrasında Osmanlı'nın savaşa katıldığını öğrenen Mehmet ve Ali, ülkeye dönerek savaşa katılmaya karar vereceklerdir. Aynı zamanda kasabada Türk oldukları için onları düşman ilan eden gruplar olmuştur ve evlerini yakmışlardır. Para kazanmak gibi bir imkanları da kalmayınca, Ali'nin devesini kesecekler ve etini satarak ülkeye dönmeye çalışacaklardır.





Ancak bu işte olmayınca Ali'nin eşi Gülsüm, annesinden kalan altın bilezikleri verecektir ve O'nun parası ile ailece ülkeye döneceklerdir. Ama ülkeye döndükten sonra kendileri ile savaşacağını anlayan askeri birliklerden izin alamayacaklar ve paraları gittiği gibi birde kasabada kalmak zorunda kalacaklardır.

Bu sıralarda Mehmet, işitme engelli Maria isminde bir kadına aşık olacak ve artık hep aklının bir köşesinde Maria bulunacaktır. Tüm bunların üzerine kaçak olarak gitmeye karar verecekler, bölgenin yerlileri Aborjinlerle anlaşacaklar ve para bulmak için Mehmet, boks maçına girecek, öldürülesiye dayak yediği bu turnuvada istedikleri parayı yine kazanamayacaklardır.

Sonrasında ailece piknik yapmaya gittikleri bir sahilde, Mehmet'in çırağı ve dostu olan, aynı zamanda Maria'nın kuzeni olan David, askerler
tarafından zorla savaşa katılması için götürülecektir. Artık ülkelerine gitmenin bir yolunu bulamayacaklar ve çaresizce beklemektense, Avustralya'da Türk'ler için bir şeyler yapmaya karar vereceklerdir. Hem nezarethanede olan David'i kurtaracaklardır hemde askeriyede olan bütün mühimmatı çalacaklardır. Bu mühimmat ile savaşa katılmak için trene binerek Avustralya'dan ayrılan askerlerin bulunduğu treni bombalayacaklardır. Bu planı yaptıktan sonra uygulayan Ali ve Mehmet, içeride olan arkadaşları Salim'i de kurtaracaklar ve sonrasında herkes ailesini de yanına alarcak ve hep birlikte bir Göl evine saklanacaklardır. Onları her yerde arayan askerler, öldürme emri almışlardır ancak bulundukları yerde henüz kimse onlara ulaşamamıştır.






Bunların üzerine Avustralya'da bulunan askeri birlikleri tehdit edercesine yerel gazetedeki görevliye silah zoru ile '' Avustralya Osmanlı'ya savaş açtığı için burada yaşayan Mehmet ve Ali'de Avustralya'ya savaş açıyor. '' şeklinde bir ilan vereceklerdir ve ilan sonrasında kasabaya inmek zorunda kalan Salim ve David, askerlere yakalanacak ve Salim, ıstırap dolu işkencelere maruz kalacaktır.

Konuşmasını ve arkadaşlarının yerini söylemesini isteyen Yüzbaşı Wayne, bunu Salim'e yaptıramayacak ancak yaşadıkları göl evine giden Salim'in eşinin babasını takip eden bir asker, onların yerini bulacaktır. Bu haberi Yüzbaşı Wayne'ye verdikten sonra Wayne, Salim'e ihtiyacı olmadığını düşünerek O'nu öldürecektir. Ve David'i de zorla Çanakkale Savaşı'na kendi askerlerinin yanında savaşması için göndereceklerdir. 

Salim'in ve David'in yakalandığını öğrenen Mehmet ve Ali, ailesini göl evinde bırakarak dağa çıkmaya karar verecekler ve evden ayrıldıktan kısa bir süre eve gelen yüzbaşı Wayne ve askerler, evde Mehmet ve Ali'yi bulamayınca bütün ailenin üyelerini öldüreceklerdir. Bu sırada arkası dönük olan Maria, hiç bir şeyden haberdar olmayacak ve askerler gittikten sonra arkasını döndüğünde, yanında yaşadığı ailenin bütün üyelerinin öldüğünü görecektir. Aynı zamanda evden yeni ayrılmış olan Mehmet ve Ali'de silah seslerini duyunca hemen geri dönecekler ve Ali, eşinin ve henüz bebek olan oğlunun öldüğünü görecektir. Onları toprağa gömdükten sonra çok daha kinlenerek planlarını uygulamaya giden Ali ve Mehmet, askerlerin geçeceği tren yolunun olduğu tünele dinamitleri yerleştirecekler ve bir kaç yere ip ile kumanda edebilecekleri silahlar da koyacaklardır.





Kasabalardan asker toplayarak gelen trenin içinde Wayne'de vardır ve tünele girdiklerinde dinamiti patlatacaklar ve bir çok asker ölecek ve yaralanacaktır. Bu olay sonrasında yıkılmış tünelden çıkmaya çalışan askerleri ateş atında tutan Ali ve Mehmet'ten korkan askerler, içeri girecekler ve her çıkışlarında ateş altında kalıp, korkarak tünele geri döneceklerdir.

İçeride askerleri yönlendirmeye çalışan Yüzbaşı Wayne'ye 100 kişiye yakın Türk'ün dışarıda pusuda olduğu söylenecektir. Oysaki iki kişilerdir. Sinirlenen Yüzbaşı, kendisi içeride kalıp askerleri dışarı gönderecek ve David'in Türk dostu olduğunu bilen bir asker, O'nu da alarak kendisine siper yapacak ve David'i gören Mehmet, Ali'nin ateş etmesini engellemeye çalışırken ayağından vurulacaktır. 

Trenin patlatılması üzerinden tam 56 saat geçecek ve içeride bulunan askerlere yardım birlikleri gelecektir. Komutanları bu durumu Yüzbaşı Wayne'nin başarısızlığı olarak görecek ve bir grup askerle O'nu dışarı gönderince Ali ve Mehmet, askerleri ve Wayne'yi öldüreceklerdir. Bu son saldırı sonrasında oldukça fazla yaralanan Ali ve Mehmet, ertesi gün bir tabur askerin kendilerini hedef aldığını göreceklerdir. Artık savaşacak hali ve morali kalmayan Ali, '' Çanakkale'yi geçemezsiniz '' şeklindeki sözleri ile vurularak öldürülecektir. Ali'nin ölmesi ile Mehmet'de ayağa kalkacak ve askerlerin üzerine doğru yürürken, komutan Mehmet'i zorla David'in öldürmesini isteyecek ve başına silah dayanmış olan David, tetiği çekecektir ve Mehmet'de hayatını kaybedecektir. Böylelikle film son bulacaktır.







Filmden; Mehmet ve Ali gibi daha pek çok kahraman isim, Çanakkale Savaşı'nda belkide bir çok mevzinin kurtarılmasına etki ederek bu imkansız savaşın kazanılmasına katkıda bulundular. Ve Anzak'lar, ne uğruna savaştıkları aydınlık güzel günleri ne de vatanlarını görebildiler. Dost bildikleri uğruna savaşan insanlar, öldürdüklerinin dost olduğunu çok geç gördüler.

Ülkelerine dönmenin bir yolunu bulamayınca bulundukları yerden ülkelerini savunmanın yolunu bulan iki Türk'ün verdiği mücadelelere tanık olacağınız, oldukça duygu yüklü anların yaşandığı, savaşların olumsuz sonuçlarına dair örnek olabilecek anekdotların olduğu, gerçek yaşanmış bir hikayesi olan tarihi, biyografi, savaş ve dram filmidir.