Duyusal özellik olduğunu kulak, burun, göz gibi organlara bağlı olan duyma, koklama ve görme duyusal özellikleri gibi kendisinin de cinsel organlara bağlı olmasıyla kolaylıkla anlayabiliriz, cinselliğin duyu olduğu çok belirgin ve net bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.

30 Haziran 2022 Perşembe

Sevgi Devrimi, Vil Solivyes

Sevgi Devrimi,  Vil Solivyes

Tüm bu yeni öğrendiklerimiz, anladıklarımız aslında bir devrim şeklinde varlıklarda ve ilgili alanlarda ortaya çıkan durum olarak tanımlanabilir. Ben en çok, tanrının olmadığı değil de, simülasyonda yaşadığımızda değil, sevginin gerçek anlamını bu zamana kadar nasılda bilememişiz, bunu bilmeden yaşamışız, bu nasılda saklanmış şeklindeki durumla şaşkınlık geçirmiştim.

Sevginin gerçek anlamı şu zamana kadar bildiklerimiz değilmiş ve ben bu durum karşısında çok şaşırmıştım. İşte bu bilgi, sizlere dünya yaşam alanı sisteminin nasıl bir düzende olduğunu çok iyi bir şekilde açıklayabilen özelliklerdedir. Çünkü sevginin gerçek anlamı ezelden bu yana bilinseydi, bizler hakikati de bilirdik, yaşam alanı dünyası da biterdi, hiç bir sorunumuz olmazdı, ki sevgi, kendi yapısı itibarı ile obsedörlüğü yok eden bir kavramdır zaten, başlı başına bir ideolojiymiş sevgi ve bu tamamen engellenmiş, bilmememiz için...

Herşeyi kurtaracak olan bir ideolojiyi obsedör alanlar gizleyerek tanımlarını basitleştirmiştir, ve bunu açığa çıkarmaya çalışan yazar, çizer, felsefecileri de engellemişlerdir, Oxford'un başına gelende o. Canlarım, sevgi o kadar basit bir şey değil, olabilir mi? İçsel bir duygu.. Kesinlikle değil... Duygu, sevginin içeriğinde yaşatılan bir erdem sadece, duyusal özellik... Oxford'un da hiç bir kabahati yok, onlarda mesela, Nasa, onlarda bazı gerçekleri anlamak, açıklamak konusunda engelliler.

Çıktıkları yerin uzay, karanlık alanın evren olduğunu sandıkları bir simülasyon alanında gittikleri yerlerinde gerçekten var olduğunu sanıyorlar, gittilerse, gördülerse, ayak bastılarsa, yapsalar bile, oralar bir illüzyon, böyle sonsuz bir alanda böyle çaresiz bir varlıksal toplumun olması nasıl mümkün olsun, o asteroid dedikleriniz niye bir çarpmadıysa dünyayı? Ne hikmetse böyle çaresiz bir gezegen ve sonsuzluk içinde nokta, başına da hiç bir şey gelmiyor...:)

Eğer bu durum gerçek olsaydı, emin olun bu sonsuz evren modeline benzeyen yaratılış içindeki obsedör alanlar, çok kısa bir zaman içinde bütün insanlığı un ufak edip alır götürürlerdi, hiç umursamadan hem de, bu bize anlatılan evren modeli içindeki yerimiz, tamamen onların arayıpta bulamadığı bir toplumsal ve yaşamsal düzendir, ki zaten bu sebeple onlar hakikati bu şekilde bilmemizi istemişlerdir. Merkezin obsede edilmesinden sonra geriye kalanları bu gibi çaresizlik içinde bulunmalarına neden olan gerçekler yoluyla çok daha çabuk obsede etmek...

Bu evren modelinin içindeki yerimiz kadar bizi basite indirgeyen ve çaresiz hissettiren ne var ki daha başka?

Gezegenlerde ve güneş sistemi ve galaksiler ve tane tane dizilmiş oluşumlar, saat gibi işleyen bir mekanizma, her şey birbirine bağlı uzayda, düzen kusursuz ve çok büyük ve böyle düzenlenmiş bir evrensel oluşum içinde yalnızız, dünyadan çıkamıyoruz, oraları düzenlemişler işte öyle, ama biz böyle çaresiz...

Bu tanımın sonrası tanrı var ve bizi sınav yapıyora gidiyor zaten kimileri için, ondan böyle çaresiziz yorumunu ancak üretmesine izin veriyor etkisinde olduğu düşünsel alan ve bu konu hakkında artık konuşmaya gerek yok...

Saçma sapan olan bir çok konu var evrensel gerçekler dediğimiz şeylerle ilgili ancak herkes gördüğünü, dokunduğunu ve içerisinde olduğu alanın kesinlikle hakikat olamayacağı, bu algıların doğru bilgiyi ortaya çıkarmaması gibi durumlarında söz konusu olabileceğini anladığında konu ile ilgili gerçeklere ulaşma konusunda çok daha hızlı yol alabilir.

'' İyi de kardeşim ben çıktım uzaya ''

Canımsss, işte dünya simülasyonken, orası neden ayrı olsun, orada da bir yapay uzay simülasyonu içerisindesin... Çıkman, görmen, bulunman değil ki cevap.

Felsefi ve akli bir çok mantıksızlık bu anlatılan evrenin, aslında olandan farklı olduğunu ispatlar özelliklerdedir.

İyi ki zihinsel olarak özgür irade kavramını yaşatıyoruz, yaşatabiliyoruz, böyle imkanımız var ve bunun sayesinde özgür irade varlıksal alanda, bizde anlamını yaşatabiliyor, yoksa bu dünya düzeni, yapısı tamamen özgür iradeyi yok etmek için tasarlanmıştır... buna alıştırmak dertleri zaten, mesela ben niye uçamıyorum, ben niye uyuyorum, uyumak istemiyorum, özgür irade işte bunları da istediğinde yapabilendir ( işte zihinsel olarak özgür iradeni yaşattığın ve dünyada bulunma nedenlerini de bildiğin sürece özgür irade tam gaz uygulamaya devam eder, zihinsel özgürlük bu konuda bize yardımcı olmaktadır, süreç bitene kadar ve zaten bu bedenlerin olmaması gereken bir kabuk şeklindeki yapılar olması gibi gerçeklerinde bilinmesi ile zihinsel özgürlüğümüz özgür irademizi gereken şekilde temsil eder...) ve bu gibi kısıtlanmaların başka amacı da budur.

İşte dünya ve evrende aynı şekilde bizi çaresiz, kısıtlanmış, nokta gibi sandıran bir yapılanma ile karşımızdadır ancak gerçekler ortaya çıkmıştır ve bu yapılanmanın var olmasının bir anlamı yoktur artık, önceki yazımda da söylediğim gibi gerçeğine benzer özellikleri ile sonsuzluğu anlamamıza yardımcı olmuştur aynı zamanda. Bu şekillerde kendi bilgisinden faydalanmalıyız artık, hem Hollywood'a yıllardır bir sürü konu çıktı bu sayede, canıms Hollywood, iyi ki varsın...

İşte sevgi bilgilerine dönersek, tüm bu sahtelikleri zamanla yok edecek özelliklerdedir diyebiliriz.

Obsedör tesirler bir otomatlık ve ayarlanmış düzenin dışına çıkılamaması için, insanlığın anlayamamaları, gerçekleri fark edememeleri, sevgi gibi bir çok önemli ve gerçek bilginin, hakikatin özellikle gizli kalmaları ile ilgili yapılandırmışlardır bir çok şeyi ve sevgiyi anca şu zamanlarda öğreniyoruz olmamızdaki tüm sebepte bu durumdur. Yoksa üzerinde kısaca düşününce çok basit bir şekilde ortaya çıkarılabilen tanımı vardır ve bir çok felsefeci nasıl olurda bunu fark etmedik şeklinde yorumlar haliyle yapacaklardır ve bu yorumlarının sebeplerinin de neler olduğunu bilmelidirler, engellendik, unutturulduk, kısıtlandık, özellikle...

İşte ancak sevgi devrimi ve varlıksal alanın çalışmaları ile bu yapılanma son bulmaya başlamıştır.

Sevginin gücü şeytaniliği, şeytan dediğim obsedör varlıkları, yok ediyor. Her şeye güç ve yaşam veren sevgi, onları yok ediyor ve böyle gizlenmesinin bir başka nedeni de budur. Siz o sevgi bilgilerinin içeriğindeki erdemlerin hepsini uygulayan, ve yasakların hepsini yapmayan bir varlık olduğunuzu düşünürseniz, sizden çıkan o kıymetler ötesi enerjetik gücün karşısında hiç bir kötülük duramaz.

İşte bu sevgi ancak bizleri, yaşamımızı, insanlığı kurtarabilir ve net bir şekilde inkar edilemez özellikleri ile tanımı da açığa çıkmıştır artık.

Ve en çok buna seviniyorum.

Bizler sevginin gerçek anlamını artık biliyoruz ve işte devrimsel olan bilgide bu bilgidir.

Sevgi devrimidir bu.

Sakın ola geçmişten gelen hükümetleri devirmek, kaos ortamı ortaya çıkararak bazı gerçekleri kabul ettirmek şeklindeki devrim anlayışına sürüklemesin bu devrim kelimesi sizi.

Bizler artık nasıl sorunlarımız olursa olsun, toplumsal düzende, kesinlikle siyaset erdemimizle bunları halledebilecek anlayış ve gelişim seviyesindeyiz ve kaos, kargaşa, zorla ve anarşi yaratan olaylarla gerçekleri kabul ettirmeye çalışmayı düşünmeyin.

Sevgi devrimine tamamen ters bir durumdur. Bu kavramların çoğunun içeriği yasak bilgilerinde vardır ve o bilgiler bunları yasaklarken, uygulama metodu bu şekilde asla olamaz.

Hakikat tektir ( göreceli olmayan ) ve kendisini inkar edilemez şekilde bir yapılanma ile ortaya çıkar ve hakikati anlayan bütün varlıklar, onlara uygun olan çalışmaları kendi alanlarında uygulamak zorunda kalırlar.

Bu devrim, sevgi ve bilgi devrimidir ve sevginin içeriğindeki bilgilerin yaşatılması ile ancak yaşatılabilir ve geçmişin kaos içindeki devrimsel olayları kesinlikle bizimle ilgili değildir. Toplum, halkımız hangi siyasiyi seçmişse başkan olarak seçimlerle, bizimde başkanımız odur, şeklindeki tanımlama ile topluma ve siyasete duyduğumuz güveni belirtmek istiyorum.

Neye inandığı, nasıl yaşadığı bizi ilgilendirmeden medeni toplumların gelişim seviyesinin gerekleri olarak hakikate, sevgiye ve dahilinde siyasilerimize güveniyoruz.

Biz insanlığa güveniyoruz.

Sevginin açığa çıktığı bir toplumsal alanda artık sorunlarında mutlaka zaman gelince çözüleceğine de inanıyoruz.

Bu sebeple sevgi devrimi, bilgi ile ilgilidir, insanların bilgilenerek kendilerini sevgiye uyumlaması ile ilgilidir, ve bu durumda tamamen kişisel olarak varlıkların kendi kendine yaşayacağı bir sonuçtur.

Kimse sana zorla camiye git demiyor, tanrıya inan demiyor, dine gir demiyor, böyle bir zamanda artık bu konudaki her şey kişisel özgürlükler anlamında bize gereken imkanları vermektedir ve böyle imkanlar varken onların bu konudaki davranışları kendisini ilgilendirecektir, zararı da yararı da kendisine olacaktır. Hakikatin bilgisi er geç bütün sahtelikleri temizleyecek özelliklerdedir ve sana kalan kendini uyumlamak olur sadece...

Sen değişirsen, senin değişimin çevreni, çevrenin çevresi kendi çevresini ve bu şekilde ilerleyen bir oluşumla değişimler zaten kendi kendine olagelecektir. Sokağı, diğer insanları, başka şeyleri bırakarak, sen kendini sevgiye uyumla, işte bu durum zaten gereken devrimsel çalışmayı yapacaktır.

Elinden geldiğince yap, en azından nasıl bir yolda olduğunun adını koy, buda yeter...

Yasak bilgilerinin uygulanmadığı bir toplumda yaşamak kadar daha ne güzel olabilir değil mi?

Hiç bir yerde sorun olmaz ki, hapisaneler, polis merkezleri boş kalır... İşte sorunlarımız hep yanlış inançlar, bilgiler ve felsefeler yüzünden olmuştur, sevgiyi gerçek anlamda anlamayan ve yaşatamayan insanlığın suç dosyası bilerek arttırılmıştır..

İşte bunun içinde insanın kendi kendine bu devrimi yaşatması gerek.

Yanındaki bu konuda seni, ona doğruyu açıklamak, göstermek, bildirmekle ilgili ilgilendirmesin, sen sevgi varlığı olma halinleyken zaten bu olayı farkında olmadan kendi kendine, söze göze gerek kalmadan yapıyor olacaksın...

Gezi olayları gibi geçmişte bir tecrübem olduğundan, yine bunun gibi bir durumun yaşanmaması için, gezi olaylarını da takdir ederek ve sevgiyle selamlayarak, ve bazı açılardan o olayın yaşanmasının bir anlamı olduğunu da düşünerek ve bilerek, en azından obsedör oluşumlara itafen '' Türk milletinin nasıl bir araya gelerek, bildiği haksızlıklara karşı koyabileceğini göstermiştir ve bu anlamda bir duruşu ifade etmektedir.'' şeklindeki bilgisinin de olduğunu atlamadan, ancak her dünya yaşamındaki gibi içeriğine yanlışlıklarında girmesi ile, gezi olayları, o zamanda da olması gereken görevini yapmıştır, sorunlu bir süreçle beraber aynı zamanda olumlu birde duruş sergilenmiştir, ve bu duruş obsedör alanlar içindir, hakikatin ortaya çıkması ile yaşanan son toplumsal mücadele şeklinde anılarımızda güzel yeriyle kalmalıdır.

Kesinlikle ne hükümetle, ne siyasilerimizle, nede başka alanlarla, bu devrimsel olayın bir alakası olmadığını tekrar belirtmek istiyorum.

Onlar medeniyetimizin güvenliği, düzenliliği ile ilgili olmak zorunda olan bir konumun içindedirler ve diyelim ki değilseler bile, herkes oraya doğru gitmek zorundadır.

Yeniliğin ve devrimin değişimlerini elbet kendilerine uyumlamak zorunda kalacaklardır ve bu sizin değil, artık bilginin işidir.

Ve sevginin gücü zaten her şeye kadirdir, siz bunları dert edip umusuzluğa sakın düşmeyin.

Hakikat kendisini yaşatmakla ilgilidir.

Ve sevgi, açığa çıkmış özellikleri ile dünya yaşam alanında yapılanmaya başlamıştır.

Bu konuda içim öyle rahat ki, sizin de olsun, yok ülke elden gidiyor, yok büyük oyunlar dönüyor, yok dünya düzenleri, hiç biri sizi üzmesin ve umutsuzluk yaratmasın, artık, hiç biri sevgiden güçlü değil, ve bu güç açığa çıktı, içinizi rahat tutun, güvende olduğunuzu bilin, ve kendinizi aydınlatın, eksiklerinizi fazlalıklarınızı tanımlayın, ayarlayın..

Yapılması gereken bu...

Hiç kimse arka tarafta bir oyun, kaos meydana getirecek oluşumlara katılmasın, bizim, site ve sevgi bilgilerini sebep göstererek, bilgilerimiz kaynaklı bir kaos ortamı yaratılmasın....

Zaten bilgilerin içeriğine ve yapısına ters...

Yolumuz böyle değil...

Evet, devrimsel bilgilerdir bunlar, ve dünya yaşam alanı sistemi yok olana kadar bu devrim devam edecek, aydınlandıkça mutluluklar ve güzellikler ortaya çıkacak ve bunlarda oldukça hakikat artık tüm alanları etkisine almış olacaktır, obsedör düzen kendi kendine yok olacak ve bizlerde olmamız gereken yerlere gideceğiz...

Şix

Yani dünya gibi bu kadar sorunlu bir yaşam alanındaki varlıkların kendilerini adaması gereken aslında en mühim konu, buraya nasıl ve neden geldim ve buradan biran önce nasıl çıkabilirim olmalıdır. Bütün sorun aslında böyle bir düzeni olan sistemsel yaşam alanı dünyasıdır, bu bedenler, ıstırap kavramları, ihtiyaçlar, dünya yaşamı gereksinimleri, her şeyin başlıca sebebidir.

Çok basit, sıradan, engel ve sınırlar dolu bir yaşamdır dünya yaşamı.

Üzerinde yaşanan hayatın içeriği sonrasında gelmektedir.

İşte bizde sevgi devrimi ile buradan nasıl çıkacağımızı da bulmuş bulunmaktayız ve bu kadar şaşkınlık ve şok eden gerçekler sonrasında beni, bizi, tam olarak anlayıp inandıysanız sizide mutlu eden artık budur, bu olmalıdır.

Nihayet gidiyoruz çocuklar....

... ve gittiğimiz yer hayallerin ötesinde güzellikte ve özgürlükte ve sevginin en güzel halleri orada yaşanmakta....

Şix yaşam halinin içeriğinde de bahsedeceğim ileride yazılarda...

Daha bilmediğiniz bir çok yeni erdem ve bir çok varlıksal özellik, hepsi sevgiyle uyumlu ve varlığı rahatsız edecek en ufak konunun olmadığı şekilde bir yaşam formu içinde olacaksınız.

Nasıl bu bedensel özelliğin sürekli yorgunluk ve acı gibi halleri varsa, işte orada sürekli mutlu ve huzurlu ve sevgi dolu bir bedensel özelliğin halleri var... Sürekli sana haz ve mutluluk veren bir bedenin olacak ve olması gerekende buydu zaten, böyle bedenler, böyle yaşamlar, asla kabul edilemez... ancak buda intihar etmeyi tabi gerektirmez, buradan çıkmanın yolu bu değil, gittiğin gibi hatırlamadan kendini yine burada bulursun, anlamsız bir çaba olur, yolu görmüşken ve bulmuşken, doğru düzgün yürümek gereken şekilde beklenmelidir, biz artık birlikteyiz, birbirimizi bulduk, hakikati bildik, nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi, ne olduğumuzu, neden bunların olduğunu biliyoruz ve bunlar bilinirken intihar ve olumsuzluk ortaya çıkaracak konularda ortaya çıkamaz zaten... Gereksiz bir açıklama mı oldu acaba..:) Düşünen var mı ki? Vardır tabi... Üfleyelim ve gitsin o düşüncelerin hepsi, sevgi bilgileri var artık, onları kendinde yapılandırdığında o düşüncelerin zaten olamaz artık...

Evet, Sevgi devrimi Türkiye merkezli olarak tüm dünyayı saracaktır ve etkisine her geçen gün daha da çok tanık olacağız.

Sevgiyle bilgi özgürleşecek, varlık özgürleşecek, kötülükler sona erecek ve hakikat artık yaşanılır özellikleri ile bilinecektir ve dünya yaşam alanı sisteminin sonu olan bu olayın geleceği Şix yaşam halinin başlangıcı olacaktır. Orası böyle sevginin gerçek anlamını bilerek gidebileceğimiz kadar kıymete değer iyiliklerin yeri...

Dostun, arkadaşın, yoldaşından çok büyük sevgilerle...

Kendinize iyi bakın...

Hepiniz...

Sevgi Erdemleri için Tıklayınız.

Sevgi Yasakları için Tıklayınız.

Sevgi Nedir Tıklayınız.